Atatürk sansürlenen mektubunda ayete safsata diyor mu?

M.Kemal ‘İkra bismi rabbike’ ayetine safsata diyor.

M.Kemal’in ”İkra bismi rabbike” yani ‘Rabbinin adıyla oku’ ayeti ile ilgili şok ifadeleri!
 
İkra Bismi Rabbi safsatasını esas tutmuş olan Araplar, uygar dünyada bilhassa Türk zengin uygar bölgelerinde bu ilkel ve cahiliye devrinin simgesi olan ilkeye dayanarak yapmadıkları tahrifat kalmamıştır. Bu zihniyetle hareket edenler İslam’dan önce evrensel Türk uygarlığının bütün belgelerini imha etmekte engel görmediler.

Atatürk sansürlenen mektubunda ayete safsata diyor mu?” için bir yorum

  • 16 Ağustos 2022 tarihinde, saat 11:05
    Permalink

    İKRA BİSMİ RABBİKE SAFSATASI ÜZERİNE

    (Fotoğraf: M. Kemal Atatürk’ün el yazısıyla sözkonusu SAPTAMALARIN yer aldığı kitabın 75’inci sayfası.

    ***

    M. Kemal Atatürk:

    Türk Tarihi Tetkik Cemiyeti Yüksek Başkanlığı’na

    [Mektubumuza açıklamadır]

    “Mektubumuzda heyetinizin gözlemine çok şeyler arz olunduğunu zannederim. Bu görüşleri içeren mektup yazılıp zarfa konulduktan sonra çok önemli olduğu düşüncemizde bir defa beliren noktaları dikkatinize sunmayı önemli gördük. Son senelerde Istanbul’da yayınlanan gazetelerde Roman diye okuduğumuz bazı tarihi eserler vardır ki, bunlar şüphesiz yüksek heyetinizin gözleminden kaçmış değillerdir; Bu roman sayfaları bence gerçek tarih belgelerinin yorumudur; bu roman sayfalarında görülen şeyler yaklaşık şöyle açıklanabilir.

    Arabistan yarımadasının kumsal çöllerinden; “Ikre, Bismi, Rabbi **safsatasını**” esas tutmuş olan Araplar, uygar dünyada, bilhassa Türk zengin uygar bölgelerinde bu ilkel ve cahiliyet devrinin simgesi olan ilkeye dayanarak yapmadıkları tahrifat kalmamıştır. Bu zihniyetle hareket edenler Islam’dan önce evrensel Türk uygarlığının bütün belgelerini imha etmekte engel görmediler.

    Yazacağınız Islam tarihinin de bu doğrultuda toplayabileceğiniz belgelere dayanarak açıklanmasını önemli görürüm.”

    diye devam eden mektup.

    IMZA:

    Gazi M. Kemal
    16/17.8.1931
    Yalova
    (Yalı ova)

    ***
    Kur’an’da maruf adalet emanet liyakat meşveret maslahat yönetim ilkeleri ALLAH’ın hükmüdür. ŞERİAT hukukun üstünlüğüdür. Meşveret arının bal yapması gibi halkın yönetime katılmasıdır. Yasama yürütme organlarının kurulmasıdır yani demokrasi yönetimidir. Dört halife döneminde Allah’ın hükümleriyle hükmedilir.

    Kur’an’da Allah doğmadı doğurmadı, vekil olarak Allah yeter, açıklık şeffaflık var, bekçilik vekillik zorbalık yoktur, Allah ile kul arasında aracı yoktur yani özgürlükçü laikliktir Allah’ın hükmüdür.
    Kur’an’da akil baliğ olmuş, akıl mantık bilim fenne yakın, takvayı libas yani ahlâk örtüsü giyen, ŞERİAT hukukun üstünlüğü demokratik özgürlükçü laiklik yanlısı, sınırların saldırının savaşın sömürünün sınıfların olmadığı DÂRU’S SELÂM kuramayan ergen gerisi zekayla İSLÂM olunmaz.

    Kur’an’da Allah ile aldatan din tüccarlarına Ebu Lehep düzeni firavunluk tağutluk zorbalık diktatörlük diyorlar. CAHİLİYE DÖNEMİNDE, Mekkeyi yöneten Halt Bin Muğure Ebu Süfyan Ebu Cehil Ebu Lehep dinle yönetim, saltanat, cincilik büyücülük, Allah ile aldatan, ezen sömüren köleleştiren din tüccarlığı yapıyorlardı. MUAVİYE’nin İKRA BİSMİ RABBİKE SAFSATASI gibi putları Allah Lat Uzza Menat Hubel Muttalip safsatalarıyla zenginliklerine zenginlik katıyordu. Dertleri din iman değildi, dini kullanarak zenginleşme. Kur’an’da Allah ile aldatan ezen sömüren köleleştiren din tüccarı Ebu Lehep düzeni firavunluk tağutluk zorbalık diktatörlük kurmak büyük günahtır cezası CEHENNEMDİR.

    Kur’an’da bitki hayvan insan hiçbir şekilde cana kıyılmaz, cezası CEHENNEMDİR. Kur’an’da Allah doğmadı doğurmadı, vekil olarak Allah yeter, bekçilik vekillik zorbalık tağutluktur firavunluktur Ebu Lehep düzenidir. Emevioğulları Abbasioğulları Selçukoğulları Osmanoğulları ailelerinin Allah’ın yeryüzündeki gölgesi olduğunu söylüyorlardı, Allah doğmadı doğurmadı, vekil olarak Allah yeter, sen kimsin Allah’ın gölgesi oluyorsun? Nübüvvet, dinin tebliği kalpleri fethetmekle olur. Peygamber eline kılıç alıp bekçilik vekillik zorbalık tağutluk firavunlukla mı tebliğ yaptı? Gönüllere girerek mi tebliğ yaptı? Türkler Anadolu’ya girmeden yüz yıllar önce Hanefi Maturidi Yesevi Alevi Bektaşi Kur’an Müslümanı Rum Erenleri Balkan Erenleri gittikleri beldelere ellerinde kılıçla mı Kur’an ‘la mı girdi?

    İSLÂM, Kur’an’la fethedilir, peygamber yolu Allah yoludur. İSLÂM bedeninde, zalim barbar eli kanlı paranoyak psikopat ruhla, eline kılıç alarak, beldeleri işgal etmek, yağma talan taciz tecavüz, ezip sömürüp köleleştirmek, aile mülkünü genişletmek İKRA BİSMİ RABBİKE SAFSATASI değil mi? CAHİLİYE DÖNEMİNDE Ebu Lehep, Allah Lat Uzza Menat Hubel diyordu, EMEVİ ARAP MUAVİYE UYDURMA DİNİ ruhlular İKRA BİSMİ RABBİKE SAFSATASI kullanıyordu.

    Kur’an’da dinle yönetim, saltanat, cincilik büyücülük, Allah ile aldatan, ezen sömüren köleleştiren, din tüccarı Ebu Lehep düzeni, firavunluk, tağutluk, zorbalık, diktatörlüktür, gücü ele geçirir, rakiplerini bastırır, korku rejimi kurar, mânipüle eder, yeni toplum yaratır, sonsuza kadar hükmeder. Emevioğulları, Abbasioğulları, Selçukoğulları, Osmanoğulları bedeni İSLÂM ruhu BİZANS SASANİ, aile hanedan devleti kurmuşlar.

    Muaviye’yle birlikte saraylarda dinle yönetim saltanat Orta Çağ tarım toplumlarını ezen sömüren köleleştiren hurafeler uydurma hadisler İsrailiyat bidatlar Kur’an tefsiri fıkıh kelam mezhepler sünnet EMEVİ ARAP MUAVİYE UYDURMA DİNİ ortaya çıktı.

    Hanefi Maturidi Yesevi Alevi Bektaşi Melami Piri Evliyaullahtandır ATATÜRK, burada ayete safsata demiyor. Haşa Kur’an’a ayete safsata diyen kendini bilmez hafsizdir. Ayeti kullanarak, dini kullanarak, Allah ile aldatan, ezen sömüren köleleştiren din tüccarı Ebu Leheplere, firavunlara, bu ayeti safsatalaştıranların şeytani düzenlerini eleştiriyor.

    ATATÜRK Kûfe Ekolü, Ehli Rey, Hanefi Maturidi Yesevi, Kur’an Müslümanlığı ekseninde diyanet ve TC tesis etti. Demokratik sosyal laik hukuk devletini tesis etti. İsmini tarihten, ruhunu dinden almış bir devlet kurdu. Bedeni TÜRK, ruhu İSLÂM.

    PERSLER yani İran halkı ve Türkler, ticaret yollarına hakim, zirai sınai ve ticareti gelişmiş, akıl mantık bilim fenne yakın, zengin mamur müreffeh bir medeniyet kurmuşlar. On bin yıldır bölgeye hakim iki yüksek medeniyet. Doğunun iki köklü ulusu olan Türkler ve Farslar Emevi Arap Muaviye uydurma dincilerinin ordularıyla işgal edilmiş, yağma talan hırsızlık taciz tecavüze uğramış, ezip sömürüp köleleştirilmiş ve nihayet MÜSLÜMAN olmuştur.

    Doğunun yüksek bilimine sahip olan bu iki ulus bir dönem için bilimde gelişmesini sağlamıştır. Ancak bir Arap ideolojisi İKRA BİSMİKE RABBİ SAFSATASIYLA, yüzyıllar içinde iki büyük ulus FARSLAR ve TÜRKLER ARAPLAŞTIRILIR.

    Günümüzde İslâm coğrafyası, SİYONİST HAÇLI HRİSTİYAN EMPERYALİSTLERİN kuklası kulu kölesi ezilerek sömürüldü kul oldular köleleştirildiler. Şimdi İKRA BİSMİ RABBİKE SAFSATA değilde nedir?

    ATATÜRK bu mektubu yazdığı kurula, Türkleri aşağılayan yok sayan görmezden gelen, İKRA BİSMİ RABBİKE diyerek ulusları Araplaştıran EMEVİ ARAP MUAVİYE UYDURMA DİNİNİ yücelten tarih yazmayın diyor.

    Bedeni Türk, ruhu İslâmcı olan ATATÜRK çok haklı konuşmuş.

    Yanıtla

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: