Çerkez Ethem’i hain ilan ettiler!

İhanet iftirasına maruz kalan Çerkes Ethem hatıralarında şöyle diyor :

” Suçlular affedilmeyi kabul eder,ben suçlu değilim. Aziz vatan için herkesten önce yola çıktım, mevkii ve şeref düşünmedim.Bu durumda dönmektense iftiraya uğramış bir mağdur olarak ölmeyi tercih ederim…”

1886 Balıkesir doğumlu Ethem Bey,Teşkilatı Mahsusa da görev yapmıştı önceleri.

Yunanlıların İzmir ve çevresini işgal etmesi üzerine harekete geçti ve gönüllülerden oluşan birliklerini topladı Çerkes Ethem.

Yunanlıların ilerleyişini Kuvayı Seyyare adı verilen bu birlikleri durdurdu. Bunun yanında Ankara hükümetinin sonu olabilecek isyanları bastırdı.

Hem Yunanlılara karşı, hem de isyanlar konusunda Ankara hükümetinin vurucu gücü oldu. ” Milli Kahraman” olarak anıldı.Hatta Kuvayı Milliye’nin komutanı idi adeta.

TBMM’de ayakta karşılandı.
Fakat Batı cephesinde komutanlığa getirilen İsmet İnönü ile bazı anlaşmazlıklar kendini göstermeye başladı.

Ankara hükümetinin vurucu gücü iken ters düşmeye başladı ve bana göre bir liderlik mücadelesinin de gereği tasviye edildi.

M.Kemal tarafından üzerine gönderilen birliklerle çarpışmak istemeyen Çerkes Ethem Türk ve Yunan kuvvetleri arasında kaldı.

Yunanlılar dan bir geçiş koridoru isteyip yurt dışına çıkmak zorunda kaldı. TBMM tarafından ismi 150’likler listesine eklendi ve hain damgası vuruldu.

Mısır’a, daha sonra ise Ürdün’e giden Çerkes Ethem, çıkarılan genel affa rağmen geri dönmedi ve 1948′ de Amman da vefat etti.

Yunanlıları çeteleri ile perişan eden, isyanları bastıran, Ankara hükümetinin daha yolun başında yok olup gitmesine engel olan bir insan nasıl hain olabilir ?

Anlaşmazlık olabilir başka sorunlar olabilir ama ihanet asla.Çünkü resmi tarih ideolojisi bunu Vahdeddin Han’dan tutun bir çok isme yaptı.

Son sözü yine Çerkes Ethem söylesin :
“Kesinlikle ithamların ağır mesuliyetlerine layık bir günahkâr değilim.Fakat gerçekleri tarafsız bir mahkemede izah edebilecek miyim ?

Hayır. O halde gurbette devam edecek ve gurbette öleceğim.Tâ ki akıbetim günün birinde o ilk günlerin tarihini yazmak isteyenlerin dikkatini çeksin ve meseleyi baştan sona ele alsınlar.

Belki çok hatalarım olduğunu, fakat asla vatan haini olmadığımı tespit etsinler.”

Yavuz Akbaş

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: