Ezanın Türkçeleştirilmesi

Ezan’ın, orijinal dili değiştirilmiş, devlet baskısı ile Türkçe okunması sağlanmıştır. 1931 yılının Aralık ayında, M. Kamal Atatürk’ün emriyle ezan’ı Türkçeleştirme çalışmaları başlatılmış ve 30 Ocak 1932 tarihinde ise ilk Türkçe ezan okunmuştur.

Şubat 1933 tarihinde, müftülüklere Ezan’ı Türkçe okumalarını, buna uymayanların “kati” ve “şedid” (kesim ve şiddetli) bir şekilde cezalandırılacaklarını bildiren bir tamim gönderildi. Kuran’ın hiçbir Ayetinde ve hiçbir Hadis-i Şerifte ezan’ın diğer dillere tercüme ettirilip okunmasına cevaz verilmemiştir. En azından biz bilmiyoruz, varsa buyurun getirin.
Bu en azından bidattir, bir Hadis-i Şerif’te Rasulullah (S.A.V.) şöyle buyurmuştur:

“Sonradan ortaya çıkan herşey bid’attir; her bid’at sapıklıktır ve her sapıklık insanı ateşe sürükler”
(Müslim, Cumua, 43; Ebû Davud, Sünnet 5; Nesâî, lydeyn, 22; İbn Mâce, Mukaddime, 7)

Laiklerin, Ezan, anlaşılabilmesi için Türkçeleştirilmiştir itirazları kabul görülmemektedir. Şayet ezan, anlaşılabilmesi için Türkçeleştirilmiş ise, o halde neden “Felah” kelimesi Türkçe tercümesi ile “Kurtuluşa” olarak çevrilmemiştir? Yoksa “Namaz”ın, “Kurtuluş” olduğu Müslüman Türklerden gizlenmek mi istenmiştir? En azından böyle anlaşılıyor.
“Allah”ın (C.C.) ismi bile ezan’dan çıkarılmıştır. Bu İslam düşmanlığı değil de nedir?
Türk şair ve yazarı Yahya Kemal’in Ezan ve Kuran hakkındaki düşüncesi, onların aslıyla okunması yönündedir:
“Ezan bir ses’tir. Minarelerden yükselerek, Müslümanların gönlüne dolan bir musikidir. Ayasofya’da ilk defa hangi kelimelerle okunmuşsa, onu öyle muhafaza etmek lazımdır.” [1]
Kudret gazetesinin başyazarı ve Milli Eğitim eski bakanlarından Hikmet Bayur da Arapça ezan yasağının manasızlığını savunanlardan biridir. [2]

Türkçe Ezan’ın metni

Tanrı uludur
Tanrı uludur
Tanrı uludur
Tanrı uludur

Şüphesiz bilirim ve bildiririm: Tanrı’dan başka yoktur tapacak
Şüphesiz bilirim ve bildiririm: Tanrı’dan başka yoktur tapacak
Şüphesiz bilirim, bildiririm: Tanrı’nın elçisidir Muhammed
Şüphesiz bilirim, bildiririm: Tanrı’nın elçisidir Muhammed

Haydi namaza, haydi namaza
Haydi felaha*, haydi felaha*

Tanrı uludur, Tanrı uludur
Tanrı’dan başka yoktur tapacak.

Ve bir müezzinin Arapça tekbir getirmesiyle hakkında işlem yapılıp adliyeye taşınan bir olay. Bunları yaptıranlar kimin atası olabilir ?

 

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: