Harf devrimi !

Geldik şimdi 1928’e. Geldik harf devrimine. Mustafa Kemal yine böyle bir yoklama yapıyor. Şimdi bu harf inkılabını nasıl yaparız nasıl yapmayız.
Önce ağız yoklamasını Halide Edip Adıvar ile Adnan Adıvar’a yapıyor. Bunlar asla sıcak bakmıyorlar. Çünkü harf inkılabı çok korkunç bir şey. Ne demek ya, dilini değiştireceksin. Harfini değiştireceksin. O kadar dehşet bir şey ki ve çok zor bir şey. Adamlarda biraz bilirkişi olduğu için “Hayır, istemiyoruz.” Bir memnuniyetsizlik ifade ediyorlar. Surat yapmışlar Mustafa Kemal’e. Mustafa Kemal bir anket yapıyor ama kimlerle? Elit tabaka arasında. Yani o dönemin bürokratları, savcısıydı, hakimiydi, doktoruydu. Elit bir tabaka üzerinde yapıyor.
Mustafa Kemal’in aydınları %90 harf inkılabına sıcak bakmadı. Ama Mustafa Kemal kafaya koymuş “Ben bunu yapacağım!”
Falih Rıfkı Atay’ı çağırdı. Dil konusunda bu adam uzman. Bu işte birinci aktör bir adam. Falih Rıfkı Atay’ı bir gün karşısına alıyor: “Falih, bu iş ne kadar zamanda olur?” diyor. Adam işi bilen bir adam. Adamın kötülüğü, icraatının, tıynetinin kötülüğü ayrı. Ama ben orada değilim, adam işten anlayan bir adam.
Mustafa Kemal’e diyor ki: “Bir ülkede harf inkılabı ne kadar zamana tekabül eder, iki tane plan
yaptım Gazi Hazretleri! Bir tanesi uzun vadede. 15 sene tutar. 15 senede ben bu işi yerleştiririm. Ama çok kısa derseniz 5 sene. 5 sene de ben bu işi yerleştiririm.”
Mustafa Kemal’in yüzü değişiyor, kaşlarını çatıyor ve diyor ki: “Yok, bunu 3 ayda yapacaksın” diyor. Falih Rıfkı Atay’ın ağzı açıkta kalıyor. 3 ayda harf inkılabı olur mu! Sadece harf inkılabı ile karşımıza çıkanları anlatacak olsak bir kaç ders olur.

Cumhuriyet gazetesi sahibi Yunus Nadi’nin etekleri tutuşuyor. Adamlar bir parça mürekkep yalamış ya, işi biliyorlar. Diyor ki: “Gazi Hazretleri, 3 ayda harf  inkılabı yaparsanız, basın yayın dumura uğrar.” Mustafa Kemal kimi duyuyor!
Sarayburnu’na bir yemeğe gitmişler. Yemekte bir gece vakti millete duyurdu. “Ben harf inkılabını gerçekleştirdim.”
Arkadaş, ne mecliste konuşulmuş, ne mecliste tartışılmış, ne meclisten geçmiş, ne onaylanmış, ne mebuslar oy kullanmış. CHP usulü demokrasi, Mustafa Kemal karar verdi, iş bitti.

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: