İngilizler İstanbul’u 13 kez bombaladı

Havadan bombalanan ilk metropol İstanbul’dur.


LİMNİ ADASI’NDAN VE UÇAK GEMİLERİNDEN KALKAN
İNGİLİZ SAVAŞ UÇAKLARI İSTANBUL’U 13 KEZ BOMBALADI.


Bu, bilinmez, dile getirilmez. İngiliz Ordusu İstanbul’u işgal etmeden önce de İstanbul’un başı beladaydı. Kemalist tarihçiler, “dostumuz” İngilizlerle yaptığımız ve kazandığımız savaşları, İngilizler üzülmesin diye, (Bakü ve Kut-ül Amare zaferleri gibi) tarihten çıkarmışlardır. Aynı şekilde İngilizlerin bize yaptıkları da tarihten çıkarılmıştır. Oysa İngilizler, Osmanlı teslim olsun diye, İstanbul üzerine 1918 yılı Mart ve Ekim ayları arasında 13 defa hava saldırısı düzenlemiştir. Bu saldırılardan 18 Ekim 1918 Cuma günü güpegündüz yapılanı, en çok can ve mal kaybına sebep olmuştur. Bu saldırıların tarihleri şu şekildedir:


• 9 Mart 1918 Cuma gecesi
• 9 Temmuz 1918 Pazartesi gecesi
• 23 Temmuz 1918 Salı gecesi
• 27 Temmuz 1918 Cumartesi gecesi
• 20 Ağustos 1918 Salı gecesi
• 22 Ağustos Perşembe gecesi
• 26 Ağustos Pazartesi gecesi
• 13 Eylül 1918 Cuma gecesi
• 23 Eylül 1918 Pazartesi gecesi
• 18 Ekim 1918 Cuma gündüz


9 Temmuz Pazartesi günü İstanbul’a gelen beş İngiliz tayyaresi uçaksavarların şiddetli ateşine rağmen Zeytinburnu silah fabrikasına iki, Haydarpaşa İstasyonu dolaylarına dört, Selimiye kışlasına altı, Haliç’e dört16, Davutpaşa Kışlası’na ve Gülhane Parkı’na birkaç bomba atmıştır.


23 Temmuz’da altı İngiliz tayyaresi Hasköy’deki askeri hedefleri ve Yeşilköy civarını bombardıman etmiş, Hasköy’de bazı evler tahrip olmuş, Yeşilköy’de ise birkaç kişi yaralanmıştır.


27 Temmuz’da, iki düşman tayyaresi; İstanbul Elektrik Fabrikası’nı, Tersane’yi, Kâğıthane’deki balon müfrezesinin bulunduğu yeri ve Galata Köprüsü’nü bombardıman etmiştir. Temmuz ayındaki bombardımanlar sansür devam ettiği için gazetelere yansımamıştır, ancak az da olsa o günleri hatırlayıp anılarında bahsedenler vardır.

Burhan Felek, o günleri görmüş birisi olarak Ağustos ve sonrası için şöyle yazmıştır: “İstanbul o devirde iki tarafı güya kapalı, boğazla mahfuz bir şehir gibi görünürken hakikatte, hele harbin sonlarına doğru, hem denizden hem de havadan devamlı tehdit altında idi. Bilhassa 1918 yılı yaz gecelerinde hemen hemen gün aşırı düşman hava kuvvetleri İstanbul’a akın ederdi. Gerçi o zamanki harp uçakları, bu günküler kadar çabuk ve ağır silahlı değildi. Ama İstanbul’u bir defa güpegündüz bombalamışlardı.


Düşman uçakları, 20 Ağustos 1918’de Pazartesi’yi Salı’ya bağlayan gece saat 23.00 civarlarında İstanbul’a gelerek Ayvansaray, Esirkapı, Fener21, Beyazıt22, Eyüp23, Karagümrük24 ve Yeşilköy gibi yerleri bombalamıştır. Hapishane-i Umumi bahçesine bir bomba düşmüştür. Divan yolunda Türk Alman Yurdu binasına düşen bombada herhangi bir yaralanma yoktur.

Ağustos ayında basın üzerindeki sansürün kısmen hafifletilmesiyle gazetelerde “Düşman Tayyareleri” ile ilgili haberler, yorumlar, düşürülen uçakların ve esir edilen pilotların resimleri yayımlanmaya başlamıştır. İlerleyen günlerde “Harp Matbuat Karargâhı”nın resmi tebliğleri ve Polis Müdüriyet-i Umumiyesi’nin tayyarelere karşı korunma tedbirleri ilanen duyurulmuştur.

20 Ağustostaki saldırı Sabah gazetesinde “Düşman Tayyareleri” 27 başlığıyla verilmiştir. Haberde tayyarelerin yaklaşmasıyla her tarafta ışıkların söndürüldüğü ve derhal müdafaa ateşlerinin başladığı ve tayyarelerin şehir üzerinde 15 dakika kadar dolaştığı vurgulanmıştır. Halkın saldırılara karşı tedbirli olması anlatılmış polisin ilanına rağmen Büyükada’da deniz kenarında bulunan gazinoların ışıklarını söndürmediği belirtilerek bu tarz tedbire aykırı hareket edenlerin cezalandırılması “temenni” edilmiştir.

Aynı gün İkdam gazetesinde ise, saldırı haberi “Şehrimize Evvelki Geceki Hücum” 28 başlığı ile verilmiştir.
21 Ağustos 1918. Birinci Dünya Savaşı’nda İtilaf Devletleri’nin İstanbul’a Yönelik Hava Taarruzları 103 gelmiştir. Bu defa daha geniş alana dokuz bomba atıp iki kişinin ölümüne sebebiyet vermişlerdir. Samatya, Beyazıt, Eyüp, Karagümrük, Pangaltı, Hasköy, Ayasofya Polis merkezlerinin raporlarından anlaşıldığına göre bu saldırıda sekiz yaralı vardır. Hasar gören binalar içerisinde bir dükkân, iki hamam, iki duvar, dokuz ev bulunmaktadır.


26 Ağustos Pazartesi gecesi 00.30’da iki düşman uçağı, Bakırköy, Hasköy, Eyüp, Beyazıt, Eminönü, Unkapanı, Aksaray ve Karagümrük civarlarını bombalamıştır. Aynı gün İstanbul Polis Müdürlüğü tarafından saldırıda; iki yaralı, sekiz ev, bir duvar, bir otel, bir han ve bir kahvehanede hasar tespit edilmiştir. 26 Ağustos’taki taarruzu, bir gün sonra Tanin gazetesi “Evvelki Geceki Tayyareler” başlığıyla vermiştir.


İki gün sonra 28 Ağustos 1918 Çarşamba gecesi 23.30 ve 00.30 saatlerinde üç uçakla33 iki defa daha şiddetli bir saldırı düzenleyen düşman kuvvetleri; Hasköy civarına dokuz, Kalenderhane’ye ve Üsküdar’a iki, Kasımpaşa ve Bahriye Nezareti bahçesine dört olmak üzere toplam on yedi adet bomba atmıştır. Müdafaa mermileri ve bombaların etkisiyle üç kişi vefat etmiş, on yedi kişi de yaralanmıştır. Ayrıca on iki ev, bir hamam, bir fırın, bir duvar taarruzdan dolayı yıkılmıştır. Düşmanın iki gün aralıklarla İstanbul’a saldırması üzerine Osmanlı uçakları Limni ve Taşoz adalarındaki İngiliz hava tesislerine 24 ve 29 Eylül tarihlerinde karşı saldırı düzenleyerek Limni’deki üç uçak hangarını ortadan kaldırmıştır.

36
31 Ağustos günü Eyüp’te Padişah Sultan Vahdeddin de İngiliz uçaklarının yarattığı bir tehlike atlatmıştır. Kılıç kuşanma merasimi sonunda arabalara binilirken Sadrazam Talat Paşa, düşman uçaklarının boğazı geçmiş olduğuna dair bir telgraf aldığını padişaha haber vermiş, tören alayında karışıklık ve telaş yaşanmış, atlar şaha kalkmıştır.

39

Mabeyn Başkâtibi Ali Fuat Bey “Zat-ı şahane hiç telaşlanmadan onlar mütemeddin adamlardır; böyle dini merasim esnasında taarruz etmezler” dediğini aktarmıştır.
22 Eylül Pazar gecesi İstanbul’u bombalamak üzere Çanakkale üzerinden şehre doğru gelen uçaklardan biri Çanakkale Arıburnu’nda düşürülmüş, diğeri ise Kartal yakınlarında sahile birkaç yüz metre uzaklıkta denize inmek zorunda kalmıştır.

Vakit gazetesi ertesi günkü nüshasında (23 Eylül) düşürülen uçak ve esir edilen pilot ve yardımcısı hakkında ayrıntılı bilgi vermiştir. İngiliz askerlerinden birinin yaşı 20, diğeri ise 30 civarındadır, daha genç olan pilot kolej eğitimi bitirdikten sonra Cambridge Üniversitesi’nde hukuk eğitimine başlamış, savaş başlamasıyla eğitimini yarıda bırakıp orduya kaydolmuş, bir müddet Batı Cephesi’nde bulunduktan sonra Adalara (Ege denizi) gönderilmiştir. Kendisinin ifadesiyle saldırı için İstanbul’a ilk kez geldiği, yolu da harita yardımıyla bulduğunu belirtmiştir. Tayyareciler 13 bomba taşıdıklarını, bunların hepsini attıklarını fakat isabet ettiremediklerini söylerler.


18 Ekim 1918 Cuma günü.45 Düşman hava kuvvetleri sabah 11.30’da yedi ve öğleden sonra 13.30 civarlarında beş uçak olmak üzere iki filo halinde İstanbul’a şimdiye kadar hiç yapmadığı en şiddetli hava saldırısını yapmıştır. Beyazıt, Üsküdar, Eminönü başta olmak üzere Galata, Unkapanı, Fatih, Samatya, Karaköy, Aksaray, Şehremini, Karagümrük, Fener, Kumkapı, Kasımpaşa, Eyüp, Hasköy, Pangaltı, Arnavutköy, Beyoğlu gibi İstanbul’un merkezi yerleşim birimlerini bombalamıştır. Özellikle insanların en kalabalık olduğu ve zaman dilimi olarak Cuma günü Mahmutpaşa pazarının bulunduğu bölgeye bomba atarak 70 kadar insanın ölümüne 46 ve 200’den fazla insanın yaralanmasına sebep olmuştur.

İkdam gazetesi muhabirinin Mahmutpaşa’da yaralanan Raşit oğlu Osman’la Gülhane Hastanesi’nde yaptığı mülakatta Osman Efendinin verdiği bilgiler saldırının çarşıyı savaş alanına çevirdiğini göstermektedir: “Birdenbire dehşetli bir gürültü oldu. Her taraf toz dumana karıştı. Bir dakikada ne olduğunun farkında değildik. Sonra kucağımdaki yavrucuğumla kendimi yerde buldum. Arkamda zevcem yüzükoyun yerde yatıyordu. Etrafımda kopuk baş, ayak, kol yığınları, cesetler ve parçaları vardı. Havaya uçan cisimleri hayal meyal hatırlıyorum. Kalktım zevcemin yanına gittim. Bana göğsünden vurulduğunu söyledi” demiştir…


Kaynak:
İstanbul Gazeteleri..
İsmail Çolak (Tarihçi-Yazar) – Ocak 2016
H. Nadir Bıyıkoğlu, Türk Havacılık Sanayi, Savunma Sanayi Müsteşarlığı, Ankara 1991, s.8; Süleyman Beyoğlu, “Osmanlı Havacılığı ve İlk Havacılık Teşkilatı”, Türk Kültürü İnceleme Dergisi, İstanbul, 1999, Sayı: 1, s.143 vd.
Orhan Koloğlu, “Dünya’da İlk Hava Savaşı”, Tarih ve Toplum Dergisi, Şubat 1988, Sayı: 50, s.16-19 vd.;

Yaşar Gören

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: