Mason İçişleri Bakanı Şükrü Kaya’nın Müslümanlara yaptığı zulümler

M. Kemal’in değişmez İçişleri Bakanı ve CHP milletvekili Şükrü Kaya’nın masonluk belgesi…

M. Kemal’in değişmez Içişleri Bakanı ve CHP milletvekili mason[1] Şükrü Kaya’nın 1930’da “gayet gizli ve zata mahsustur” ibaresiyle yayınladığı genelgede şöyle denilmektedir:

“Gayet Mahrem ve Zata Mahsustur.
T.C.
Ankara/1/930
Dahiliye Vekaleti
Hususi Kalem Müdürlüğü
Sayı: 1/28
Imza: Şükrü Kaya(Dahiliye Vekili)

Kıyafetin, şarkıların, oyunların, düğün ve cemiyet adet ve ananelerinin de milliyet ve ırk hislerini daima uyanık tutan ve cemaatleri mazilerine (Toplulukları geçmişlerine) bağlayan rabıtalar (bağlar) olduğu unutulmamalı, binaenaleyh lehçeyle beraber bu gibi aykırı adetleri de fena ve zararlı görmek bilhassa kötü göstermek ve hiç bir surette targib ve teşçi edilmeyerek (rağbet edilerek yüceltilmeyerek) adi ve ibtidai mahiyetleri (basit ve ilkel nitelikleri) her vesile ile teşhir olunarak takbih ve ta’yip edilmeli (kötülenip ayıplanmalı), o lehçeyi konuşan zümrelere mensup fertlerin ve ailelerinin isim ve lakaplarını  Türkçeleştirmek, nüfustaki kayıtlarını ve künyelerini fırsat düştükçe tashih etmek ve kendilerine hiçbir suretle mesela Boşnak, Çerkes, Laz, Kürt, Abaza, Gürcü, Türkmen, Tatar, Afşar, Pomak lakabı vermemek, köylerinin o lehçedeki isimlerini değiştirmek ve mesela Çerkes köyü ve saire gibi ayrılıklara müsaade etmemek ve ettirmemek ve kendilerini ve yerlileri buna alıştırmak, evlerinde ve aralarında Türkçe konuşturmak ve öz yüreklerinden kendilerine Türküm dedirtmek, hülasa dillerini, adetlerini ve dileklerini Türk yapmak, Türkün tarihine ve bahtına bağlamak, her Türke teveccüh eden milli ve mühim bir vazifedir.”[2]

Adam sanki Ingiliz Sömürge Bakanı… Ancak unutulmamalıdır ki, bu zulümler bütün müslümanlara yapılmıştır. Bu hususta birçok yazı paylaşmıştık. Peki neden böyle yaptılar? Çünkü dinlerin artık vazifelerini tamamladığına inanıyor ve dinsiz bir nesil yetiştirmek istiyorlardı. Nitekim Mason Şükrü Kaya, 3 Aralık 1934’de Meclis’te yaptığı bir konuşmasında dinler hakkında şöyle demiştir:

“Her dinin kavaidi esasiyesi herkesin malumudur. Dinler işlerini bitirmiş vazifeleri tükenmiş yeniden uzviyet ve hayatiyet bulamayan müesseselerdir.”[3]

[1] Derin Tarih Dergisi, Haziran 2015, Sayı 39.

[2] “Iskâna Tâbi Tutulanların ‘Türkleştirilmesi’ Uygulamasına Ilişkin Gizli Genelge, No. 1/28, Ankara, 1930”, Mehmet Bayrak, Kürtler ve Ulusal Demokratik Mücadeleleri Üstüne Gizli Belgeler-Araştırmalar-Notlar, Özge Yayınları, Ankara 1993, sayfa 506-509.

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: