Osmanlı’nın borçlarını M.Kamal ödemiş-miş !

Gün geçmiyor ki Mustafa Kamal’i öven ve onu yücelten yeni bir yalan ortaya çıkmasın !
Her gün yeni bir aslı astarı ve belgesi olmayan hikayeler sanal ortamlarda cahilce paylaşılıyor  ve daha kötüsü bunlara inanılıyor.
Tarihin yalanlara değil de belgelere dayandığını bilmeyen sosyal paylaşım sitelerinin entellektüel cahilleri yalanları hem uyduruyor hem de bunlara inanıyor.
Bunları yapınca aydın oluyorsunuz yapmayınca da yobaz !  

“Osmanlı’nın bütün borçlarını ödeyen Atatürk’ün 1938’e kadar hiç borç almadan 48 fabrika kurduğunu biliyor muydunuz.?” diyen gayet okumuş gayet kemalist bir kitle böylesine komik ifadelerle sosyal paylaşım sitelerinde diğer insanların beynini yıkamaya çalışıyor. 

İnkılap tarihi ile beyinleri iğdiş edilenlere selam olsun diyerek başlayalım söze :

Osmanlı borçlarının  M.kamal tarafından ödendiği koca bir yalandır.
Uzun vadeye yayılan bu borçların iki taksidi M.kamal döneminde ödendi kriz var denilerek borçlarda tekrar indirime gidildi vadesi uzatıldı ve 1984 yılında son taksiti Turgut Özal tarafından ödendi..
M.kamalin 1 Kasım 1938 konuşması 16 milyon sterlin ve 150 milyon mark borçtan duyduğu memnuniyet için kaynak isteyen varsa şuradan bakabilir..
( TBMM Zabıt Ceridesi, cild 27, Içtima 1, 1 Kasım 1938, sayfa 7.

Osmanlı Kırım savaşı dolayısıyla ilk borçlanmasını yapar. Savaşların ve demir yollarının finansmanı için borçlanmaya gider. Bu borçlanma keyfi bir borçlanma olmadığı ve yerinde bir borçlanma olduğu gün gibi ortadadır.
Lakin OSMANLI devleti dağılınca haliyle borçlar dağıtılmıştır.
Sürekli Osmanlı’dan kalan borçları başa kalkan şahşiyetsizlere bir soralım bakalım;
Osmanlı’dan kalan nakit paralardan, asrın projesi demiryollarından askeri kışlalardan, okullardan, vakıflardan, fabrikalardan, gemilerden, tersanelerden, silahlardan hastanelerden neden hiç bahsetmezsiniz..
çünkü kanınızda pislik var..
Halbuki M.kamal öldüğünde Türkiye Cumhuriyetine bıraktığı dış borç 146 milyon dolardı .
Osmanlının bize bıraktığı borç ise 57 milyon dolardı..
Ve dikkatinizi çekeyim; bu 57 milyon borç M.kamalin 146 milyonuna dahil değildir. Tek başına M.kamal koca Osmanlının 2 katından fazla borç bıraktı bu millete..

Türkiye tarihinin en büyük dış borçlanmasını 1938 yılında yaptı bütçemizin % 65 oranında dışardan borç aldık 150 milyon mark+16 milyon sterlin) rakam küçük gelebilir amaaaa…!!!
1938 bütçe gelirimiz 322 milyon tl
Evet Türkiye’nin 1938 bütçe geliri 322 milyon tl Savarona yatının maliyeti 4 milyon dolar.
M.kamalin kullandığı özel yapım Cadillac 80 serisi,
2 adet Lincoln lüks serisi , 1 adet Mercedes Sindelfingen serisi olmak üzere 4 adet hususi otomobili vardı
Millet açlıktan ölüyor m.kamal kendisine çankaya köşkü kardeşlerine ve manevi kızı ülkü adatepeye ayrıca köşk yaptırıp, milyonlarca dolara bira alkol likör ve malt fabrikaları kuruyor 4 milyon dolara yat alıyor çiftlikler hayvanlar alıyor yetmedi özel araba yaptırıyor yetmedi ülkenin er yerini putlarla dolduruyordu..
konuyu dağıtmadan;
İngilizlerle yapılan kredi anlaşması yine İngiltere’den silah alımı için kullanıldı. İngilizler 1.dünya savaşında kullanıp eskittiği silahların eskilerini dayadılar bize…

Kıyaslanınız için söylüyorum M.kemal döneminde kurulan fabrika sayısı bir hiçtir…
M.kamal dönemine kurulan fabrika sayısı 80.ilimiz Osmaniye’deki fabrika sayısından azdır..
Osmaniye’nin ihracatı cumhuriyetin tek parti dönemindeki yaptığı ihracattan fazladır..
Palavra atarak OSMANLI borç içinde yüzüyordu deyip, M.kamal döneminde hiç borç alınmadı derseniz hassittir derim..
O dönemde yapılan Karabük Demir Çelik fabrikası dış kredi ile kuruldu..
Bu arada bir şeye daha rastladım Nazilli Sümerbank’ın iplik tesisi de Romanya’dan alınan borçla yapılmış . Fabrikayı Sovyetler kurmuş..
Romanya’dan alınan borç kit borcu olduğu için devlet borçları içinde yer almamış

M.kamal yabancı sermayeye karşıydı efsanesini de yıkalım bu arada, 1920 – 1930 yılları arasında Türkiye’de 201 anonim şirket kurulmuştu. Bunların 66’sında %100 yabancı sermayesi vardı…
Bir başka konu;
Osmanlı döneminde yapılan 8 bin km’lik Demir yolu hattı kuru yük taşımacılığı üzerine yapılmıştı..bu hattın yarısı dışarda kalınca demiryollarını işleten yabancı firmalar zarar etmeye başladı..
Demiryollarını yabancılar zarar ediyor diye millileştirmek zorunda kaldık.🙂
Adamlar sözleşmeden doğan haklarını kullandılar ve sözleşmeyi fesh ettiler..
Adamlar kar etseydi millileştirme filan olmayacaktı benzer durum hava gazı işletmesi de yaşadı . Kimse kimseyi boşuna kandırmasın..
Yabancılara imtiyaz;
Chester imtiyaz sözleşmesi:
Samsun-Trabzon-Mersin ve İskenderun limanlarını Süleymaniye, Kerkük ve Musul’a bağlayan 4 400 km demiryolu yapım ve işletmeciliğini, demiryolu güzergahına paralel 40 km’lik bir şerit içinde maden ve petrol aranmasını, bulunduğu takdirde 99 yıllığına bu hatta çıkan petrol ve madenlerin işletmesi ABD li firmaya veriliyor.
Musul sınırlarımız dışında kalınca ABD firması sözleşmeyi iptal ediyor…!
Musul sınırlarımız içinde kalmış olsaydı dahi biz gene o petrol işketemeyecektik yani…
hani imtiyazlara karşıydı kamal..

Fabrikalar yapıldı yalanına gelince ;

1930 yılında ABD ‘den 10 milyon dolar
1932 yılında sovyetlerden 8 milyon dolar
1938 Almanya’dan 150 milyon mark
1938 deİngiltere’den 16 milyon sterlin borç alındı.
48 fabrika değil 26 fabrika yapıldı..
(Bu fabrikalar arasında bira, likör, rakı, şarap,malt, fabrikaları da var)

Ayrıca ;
Osmanlı Döneminde yapılan toplam 8.619 km uzunluğundaki demiryolu hattının 4.136 km.lik bölümü milli sınırlarımız içerisinde kalmıştır. Yurdu dört bir yandan demir ağlarla ören kemalistleri de çooook çok öpüyoruz !

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: