Osmanlı’nın gerçek yıkılış sebebi

Ülke insanı Osmanlı’yı İttihat Terakki’nin devamı Kemalist vesayetci rejiminin eğitim müfredatında verdikleri bilgiyle veya Osmanlı karşıtı insanların Osmanlı’yı tanımadan kulaktan dolma bilgilerle yazdıkları kitaplardan ögrendiğiyle sınırlı kalınca ortaya ucube bir OSMANLI modeli çıkıyor .
Kimileri Osmanlı’nın aşırı merhametinden yıkıldığını söylüyor ,kimileri de padişahların safahatından ve barbarlığından yıkıldığını söyleyerek tam bir bilgi kirliliğine neden olmaktadır.

Oysa merhamet adaletin direğidir. Osmanlı’nın kuruluşundaki başarısı merhamet üzerine adaleti inşa ettiği içindir .
Yoksa yalın kılıç kaba kuvvetle yerleşmediler. Bu coğrafyada eğer kaba kuvvet üzerine kurulmuş olsaydı Moğollar gibi Tatarlar gibi eriyip giderlerdi .

Tarih düşman belgelerinden ,dost belgelerinden ve devletin belgelerinden o günün konjüktürel konumuna göre değerlendirilerek öğrenilip yorum yapılır .
Sadece Kemalist müfredattan veya dizilerden bir-iki karakteristik rolün tezahürünü izleyerek değil .
Osmanlıyı tanımadan Osmanlı Yönetiminin yaptıklarını eleştirebilecek verileri oluşturamazsın .
Osmanlıda yönetim nasıldı ,karar merci nasıl işlerdi ,hanedanın söz hakkı ne kadardı ,padişahın söz hakkı ne kadardı, ulemanın söz hakkı ne kadardı ?
Bunları bilmeden orada yaşanan adalet terazisinin şeytani mi ruhani mi  olduğunu bilemezsin .
Osmanlı bir padişahın zaafiyeti yüzünden yıkılacak bir devlet mekanizmasına mı sahipti ki bir zaafiyet gösteren padişah yüzünden yıkılsın ?
Yani anlayacağınız Osmanlı bir muz cumhuriyeti değil, bir kabile devleti değildi ki zaafiyetler yıksın .
Oysa Osmanlı , ekonominin rahatlığından kaynaklanan atalet, batının içine girdiği sefalet yıkmıştır.
Biraz Avrupa tarihini incelersek keşiflerin niye ve neden yapıldığını öğrenirsek bu konu hakkında daha güzel ve yapıcı fikirler oluşturabiliriz.
Osmanlı iktisat yapısını okursan Osmanlının üretim yapısını toprağın oluşturduğunu görebilirsiniz .
Müslüman tebeaanın büyük kısmı toprağa bağlı üretim içerisinde refah bir yapıya sahipti. Belirli kesimi devlet yönetimi ve askeri yapının içerisindeydi. Ermeni yurttaşlarımız sanaatkardı taş oymacılığında üzerlerine kimse yoktu. Rum ve Yahudi yurttaşlarımız ticaretle iştigal ediyordu.Devletin ana gelir kaynağı da ticaretten alınan vergilerdi.
İpek yolu ticaret güzergahı Cebelitarık Boğazından İran sınırına kadar Osmanlı denetimindeydi. Osmanlı’ya vergi ödenmeden bir parça bez bile ne doğuya ne batıya gidebilirdi.
Onun için insan emeğini sömürme düzeneğine göre oluşturulan kapitalizmin üretim araçlarına ihtiyaç hissedilmiyordu.
Batıdan, Afrikadan, Asyadan insanlar çalışmak için Osmanlıya aktığından ve gerek sosyal gerek devlet güvenliğini oluşturamayan batı devletlerindeki insanların şehirlere yığıldıgından dolayı batı toprak üretiminden tamamen kopmuştu.
Yokluk açlık sefalet ve hastalıklar batıyı yeni arayışlar içerisine soktu. Bu arayışlar keşiflerin oluşmasına yeni sömürü pazarlarının bulunmasını sağladı .
Şehirlerde tüccarlar refah içerisindeki doğuya ucuz üretim yapmak için teknolojik gelişimi sağlayarak ucuz mal girdisi sağlayıp doğunun pahalıya gelen malları karşısında rekabet şansı buldu .
Gerek yeni pazarların keşfinden kaynaklanan zenginlik, gerek teknolojiyi geliştirerek elde ettikleri ucuz materyalden elde ettikleri zenginliklerle pazarlarını geliştirmek için önlerinde engel olan hanedanlıkları, imparatorlukları yıkma sürecini başlattılar. Ortaya attıkları ulus devlet ideolojisiyle halkların egemen sınıflarını tahrik ederek ulusal kopuşların önünü açtılar.
Kapitalizmin gerek teknolojik üretimi geliştirmesi gerek azgın bir emek sömürüsü üzerine kurulu ekonomik yapıyla elde ettiği az maliyetli üretimle elde ettiği rekabet üstünlüğü sayesinde gerek Osmanlı gerek Rusya’da faaliyet gösteren ticaret ve üretimin yıkılmasına neden oldu.
Bu yıkım toplumsal hoşnutsuzluğu da beraberinde getirdi. Ve kapitalizmin ideolojik saldırılarından etkilenmeye başladılar. Ulusal burjuvazinin önderlik ettiği kitleleri ayaklandırıp ayrılıkçı rüzgarları oluşturdular bu rüzgarda maalesef en çok bizim JÖN TÜRK diye belirttiğimiz batıya teknoloji öğrensin diye gönderdiğimiz Türk tebaasının elit takımlarının batıdaki ideolojik akımları yurdumuza taşıyarak nifak tohumlarını daha derine yerleştirmesiyle ayrılıklar zirve yaptı.
İTTİHAT TERAKKİ cemiyetini kuran JÖN TÜRKLER ilk yıkımın meşalesini yakarak koskoca Osmanlıyı kan ve ateşin içine attı.
Yani Osmanlı’nın yıkılışı ne hoş görüyle ne saray entrikasıyla ne de padişahların zaafiyetiyle pek ilgili olmayan konulardır.

Osmanlı’nın gerçek yıkılış sebebi” için bir yorum

  • 27 Şubat 2018 tarihinde, saat 09:19
    Permalink

    Yalantarih.com tam adına yakışmış. Yalan yerine objektif yazmak çok daha anlamlıdır.

    Yanıtla

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: