Sarıkamış Harekâtını kimler nasıl yönetti?

Enver ve onun Almanları Sarıkamış yolunda. Karınları tok, sırtları pek…

118 BİN ASKER, TİTREYEK YÜRÜYOR.
3’ÜNCÜ ORDUYU ÖLÜME YÜRÜTENLER
2 OSMANLI SUBAYI VE 3 ALMAN SUBAY

Fotoğraf: Gagauz Enver, açık renk kalın paltosu, yün başlığı, çizmeleri ve eldivenleriyle Alman kurmay subaylarının arasında objektife bakıyor…

Tarih 22 Aralık 1914. 33 yaşındaki Başkumandan Vekili Enver, Hasan İzzet Paşayı görevinden aldı. Kendini 3’üncü Ordu’ya komutan olarak atadı. 118 bin askere “Sarıkamış’a hücum” emri verdi. Harekatı bizzat yönetiyor. Doğru dürüst kahvaltı bile yapmamış 9 ve 10’uncu kolordular, soğuktan titreye titreye isteksizce yürüyüşe geçti. Hava gündüz vakti bile sıfırın altında.

Ölüm yürüyüşünü 5 subay yönetiyor. Bunlar: Harbiye Nazırı ve Başkumandan Vekili Gagauz Enver, Osmanlı Orduları Genelkurmay Başkanı Bronsart von Schellendorf Paşa, onun emir subayı Binbaşı Fischer, kurmay subayı Yarbay Otto von Feldmann (1’inci Ordu Kurmay başkanı. Sarıkamış harekatı için özel olarak İstanbul’dan geldi) ve 3’üncü Ordu’nun Kurmay Başkanı Felix Guse. Bir de birgün önce paşa yapılan 9’uncu Kolordu Komutanı Mirliva Hafız Hakkı.

Menzil Komutanlığı, Sarıkamış’ta sadece soğuktan değil açlık tehlikesinden de bahsetmişti… 33 yaşındaki sahte paşa Enver güldü geçti…”

3’ÜNCÜ ORDU İLE SALDIRI SAVAŞI YAPILAMAZ…DURDUĞU YERDE BİLE DOYURULAMAYAN BU ORDU HAREKET ETTİRİLİRSE AÇLIK KAÇINILMAZDIR…”

Tarih 23 Aralık 1914. 9’uncu ve 10’uncu kolordular Sarıkamış’a ulaşmak için kar yağışı ve müthiş tipide Allahüekber Dağları’nı aşmaya çalışıyor. Orduyu sadece soğuk değil, açlık da vuruyor. 118 bin askerin yiyecek bir dilim ekmeği bile yok.

Nitekim “Menzil Müfettiş-i Umumiliği”, yani Osmanlı ordusunun lojistik hizmetlerini düzeleyen birimi, Sarıkamış saldırısından sadece 2 ay önce düzenlediği 26 Ekim 1914 tarihli raporunda durumu şöyle özetlemişti: “3’üncü Ordu’nun bulunduğu yerde beslenmesi için bile mevcut ulaştırma kolları yetersizdir. Harekat halinde açlık muhakkaktır. Doğu’da demiryolları olmadığı için menzil kolları ne kadar arttırılırsa yine kafi gelmez. On günlük erzak taşıyan menzil kolları olsa dahi, 11’inci gün yine açlık başgösterir”Kaldı ki, değil 10 günlük, bir günlük menzil kolları bile yoktu.Bu raporu elbette Gagauz Enver de okumuştu. Ne yaptı? Raporu çöpe attı… Kaynaklar:. Şevket Süreyya Aydemir…. Sarıkamış Üstünde Kar… Yetkin İŞCEN, aralık 2004lık 2004

Sarıkamış 1914. Ordu’nun yüzde 90’ı yazlık üniformalar içinde ve bu askerler, onar onar, yüzer yüzer donuyor…

OSMANLI ORDUSU RUSLARA TEK KURŞUN ATMADAN ŞEHİT OLMAYA BAŞLADI. 9 VE 10’UNCU KOLORDUSU BÖLÜKLERİ, TABURLARI, ALAYLARI DONARAK YOK OLUYOR

Askerler, kar tipisinde yollarını kaybetmeye başladı… Tarih 22 Aralık 1914. Sabah gün doğmadan başlayan Sarıkamış Harekatı, hava kararırken felakete dönüştü. Yazlık giysiler içindeki Osmanlı askeri, sayıca az ama kış şartlarına hazırlıklı Rusların üzerine imkansızlıklar içinde yürüdü de yürüdü. Gündüz başlayan yürüyüşte yumuşayan çarıklar gece donuyor, bir mengene gibi ayakları sıkıyordu. Adım atmak imkansız hale gelmişti. Ayaktan başlayan donma, yavaş yavaş tüm vücuda yayılıyordu. Askerler olduğu yerde zıplıyor, atlar, kendini karların içine atıyordu. Ruslar ise Sarıkamış’taki sıcak karargahlarında bekliyorlardı.

Mehmetçikler durmaksızın yürüdüler, Bardız yaylasına, Çerkezköy’e, Oltu’ya, Allah-u Ekber dağlarına, Sarıkamış’a giden mevzilere yürüdüler. Açlık, soğuk, yorgunluk aman vermiyordu. Artık savaşmak için değil, hayatta kalabilmek için yürüyorlardı. Ölüm birer birer değil onar onar vurmaya başladı birlikleri… Arada sırada Rus artçılarıyla küçük çatışmalar oluyordu. Ama en büyük savaş doğaya karşı veriliyordu. Şiddetli tipi yüzünden 2 Türk tümeni birbirine saldırmış ve bu olay 2000 askere mal olmuştu. Donup kalan neferler, ordunun geçtiği yola bırakılan işaret taşları gibi diziliyordu. Kimi çömelmiş, kimi oturmuş, kimi yuvarlanmış, kimi de bir ağacın gövdesine dayanmış kardan heykellere dönüşmüşlerdi.Kaynak: Şevket Süreyya Ay

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: