Yahudi Hahambaşı Haim Naum Türklere hangi düşmanlıkları yaptı?

Hahambaşı Haim Nahum (1873-1960) Lozan’daki Türk heyetinde yer aldı. İsmet İnönü’nün baş danışmanıyd.

Nahum, 1900-1904 yılları arasında Yüksek İstihkâm ve Topçu Okulu’nda Fransızca öğretmenliği yaptı. Talebeleri arasında İsmet İnönü de vardı! İsmet Paşa, 14 Şubat 1901 tarihinde girdiği topçu okulunu 1 Eylül 1903’te bitirdi.

Esther Benbassa’nın yazdığı “Son Osmanlı Hahambaşısı’nın Mektupları” adlı kitapta “Haim Nahum, 1919’dan sonra Mustafa Kemal’in adamı olmuştur” cümlesini okuyoruz. (Milliyet Yayınları, Sayfa: 45)

Lozan Konferansı’nda görüşmelerin sürdüğü dönemde Paris gazetelerinden birinde çıkan bir haberde Haim Nahum’un “Endişe edilmesin. İsmet, benim ahbabımdır. Sözümden çıkmaz. Lozan’da işleri düzeltirim” dediği yazılmıştır!

Hahambaşı Haim Nahum, ABD seyahatlerinden birinin öncesinde Beyoğlu’nda “B’nai B’rith” [Ahit’in Çocukları] isimli Yahudi karargåhında gazeteci Albert Karasu, Nesim Mazilyah, Dişçi Sami Günzberg, Fotoğrafçı Jean Weinberg gibi Türkiye’deki gizli Yahudilik hükümetini teşkil eden insanlara şöyle demiştir:

Gayelerimizin üçü de istihsal olunmuştur. Sıra dördüncüsüne gelmiştir. Bunun için de en mükemmel bir fırsat doğmuştur. İşte Anadolu’da milli bir Türk mukavemeti peydahlanmış ve ilk neticeyi almış bulunuyor. Bu hareketin başındaki zat, bizim, bütiün şahsi fikir ve temayüllerini tanıdığmiz bir kimsedir: Son derece ileri göriüşlü, ananeye zıt kafalı bir zattır: Ruhunda, garp medeniyetine karșı çözülmez rabıta ukdeleri vardır. Fevkalade tesir ve telkin kabiliyetindedir.

Türk milleti gibi uysal bir kitleye her türlü yenilikleri sindirecek bir şef olmak kabilyeti yalnız bu zattadır. işte bizim de planımız, şimdi, bu müstesna kabiliyet ve istidatları vaat eden zata, İslâm birlik ve şuurunu çözdürmek olmalıdır. Bu an, Türkiye’de din hákimiyet ve timsalini yıktırmak için en bulunmaz tarihi fırsat dakikasıdır.”

Bu toplantıya katılanların hepsi bu fikirlere tamamen iştirak etmiş, aralarında gerekli bütün planlar tespit edilmiştir. Bu planlar çerçevesinde Haim Nahum’a Amerika yolu görünmüştür.

Haim Nahum Amerika’da bir dizi konferans vermiş Yahudi cemiyetleri ile, Mason locaları ile ve büyükelçilerle toplantılar yapmıştır. Haim Nahum’un yaptığı bu toplantılarda Türkiye’nin İslâm’dan uzaklaştırılması gibi mevzular konuşulmuştur.

Haim Nahum Amerika’da işini bitirir bitirmez, plan icabı, hemen Londra’ya geçmiş ve İngiliz Hariciye Vekili Yahudi Lord Curzon ile görüşmüştür. Haim Nahum, Lord Curzon’u Türkiye’ye bazı tavizler vermek ve istiklalini kabul etmek mukabilinde ona İslamiyet’e arka döndürtmenin mümkün olacağı mevzuunda ikna etmiştir. Böylece Türkiye’de, İslam âlemi üzerinde nüfuz ve ehemmiyet ifade edecek hiçbir vasıf kalmaması planlanmıştır. Haim Nahum, Lord Curzon’a milyarlarca Sterlin ve yüz binlerce insan feda ederek elde edilemiyecek bir kazancı, basit ve bedava bir formülle takdim etmiştir. Haim Nahum’un son sözü şu olmuştur:

”Siz Türkiye’nin mülkî tamamiyetini (sınırlarını) kabul edin onlara ben İslâmiyet’i ve İslam temsilciliklerini ayaklar altında çiğnetmeyi taahhüt ediyorum.” demiştir.

Yahudi Lord Curzon, Haim Nahum’un bu teklifini heyecanla kabul etmiş ve en can alıcı sözlerini söylemiştir:

“Türkiye İslâmî alakasını ve İslâmı temsil rolünü kendi eliyle çözer ve atarsa, bizimle hulûs (gönül) birliği etmiş olur ve Hıristiyan dünyasının hürmeti ve minnetini kazanır; biz de kendisine dilediğini veririz.” diyerek içindekileri kusmuştur.”

Bütün bunlar demek oluyor ki, Türkiye’nin hudutları kabul edilecek fakat Türkiye’yi içeriden çökertme planı devreye sokulacaktır. Plana göre bayrak bizde, güç ise Siyonizm’de olacaktır.

Haim Nahum’un Amerika’da hazırladığı bu plana “Haim Nahum Doktrini” denilmektedir. Bu doktrin doğrultusunda Türkiye, hilafet ve tüm İslami müesseseleri ilga edecek, İslam hukuku ve kanunlarının yerine de batılı kanunlar getirilecekti. ”Haim Nahum Doktrini”, İslam dünyasını lidersiz bırakmak, Türk milletini İslam’dan koparmak, Türkiye’de manevi bir çöküntü meydana getirmek gibi hedeflerin yanı sıra ekonomik olarak da çökertme gayesi taşımıştır.

Bu gaye ile diğer taraftan Anadolu halkının üretkenlik melekerleri yok edilecek, bir tarım ülkesi olmak bile fazla görülecek, Türkiye’nin ekonomisine yabancılar hakim olacak, Türkiye içerisindeki farklılıklar kışkırtılarak ülkede milli birlik kalmayacak, Türkiye küçük parçalara bölünerek İsrail’e karşı yumuşak lokma haline getirilecektir.

Haim Nahum Dokrin’in Ana Hatları

Haim Nahum; “Türkleri savaşla yıkamazsınız. Türkleri yıkmak için;

1- Anadolu insanını aç bırakın.

2 – Anadolu insanını işsiz bırakın.

3 – Anadolu insanını borca esir edin.

4 – Anadolu insanını dininden uzaklaştırın.

5 – Anadolu insanını bölün.

6 – Anadolu insanını ve tüm Müslümanları birbirleri ile çarpıştırın

7 -Anadolu insanını yumuşak lokma haline getirip yutun.” demiştir.

Haim Nahum böylece Avrupalı emperyalist devletlere, Türk halkını yok edebilmek için bir strateji takdim etmiştir.

Kaynak: Haim Nahum, Hüseyin Serkan Elönü, sayfa: 58 – 61

NOT: Lozan’dan sonra Hahambaşı Haim Nahum Türkiye’den ayrılmış, Mısır’a yerleşmiş, o ülkenin Hahambaşısı olmuştur. Meşhur Diktatör Abdünnasır’ın danışmanlığını, akıl hocalığını yapmıştır.

Haim Nahum Lozan’dan sonra Türkiye’de niçin kalmamıştır? Neden çekiniyordu? Merhume Münevver Ayaşlı Hanımefendi’den Nahum’un şöyle söylemiş olduğunu duymuştum:

“TÜRKLERE ÖYLE BİR İŞ ETTİM Kİ, BUNDAN SONRA TÜRKİYE’DE KALMAM DOĞRU OLMAZ…”

[Mehmet Şevket Eygi, 14 Kasım 2003 Milli Gazete]

Hahambaşı Haim Nahum, Bu Söylediklerini Kimlere Güvenerek Söylemiştir?

Haim Nahum’un Bu Söyledikleri Türkiye’de Kimlerin Eliyle Gerçekleşmiştir?

Hahambaşı Haim Nahum’u, Lozan’a Hangi Karanlık Güçler Gönderdi?

%d blogcu bunu beğendi: